sıcağı sıcağına iskeçe notları xanthi de diyebilirsiniz

11 Aralık 2015 Cuma

sıcağı sıcağına aklımda / damağımda  kalanları unutmadan yazayım. iskeçe yaklaşık 100 bin nüfuslu küçük bir şehir; bir oldtown denilen eski şehir bir de çarşının olduğu merkez var. bütün şehri yürüyerek gezdim ben; belki deniz kenarına inmek için belediye otobüsü veya taksi tercih edilebilir ama şehir yetti bana deniz kenarına yazın geldiğimde oradan adaya gideceğimden bu ziyaretimde inmedim. 

iskeçe gezisi benim için biraz erken yılbaşı kutlaması idi. uzun yürüyüşler uzun yemek molaları ve hakikaten uzun uykular uyudum. uyudum demişken bu şehirde bir çok küçük avrupa şehrinde olmayan hostel var, hem de geceliği 15 euro! üstelik sabah kahve de bu ücrete dahi. ve dahası tertemiz, bir yıllık henüz, nefis kahve, iyi müzik ve duşa sahip bir hostel. işletmeci epeyi gezmiş görmüş küba'ya kadar gitmiş bir bey. happy living hostel cafe bar old town girişinde sayılır. aklınızda olsun. 

iskeçe yani xanthi'de kötü kahve içmek diye bir olasılık yok. her yer nefis kahve yapıyor ve benim daha gittiğim ilk saatte tanıştığım meral biz burada kahve ile yaşıyoruz, diyecek kadar çok kahve tüketiliyor ve seviliyor. o yüzden her yerde çok iyi kahveleri 1, 1.5 euro gibi fiyatlara içebiliyorsunuz. tabii bu take away kahve fiyatı; oturup içince iki katına çıkabiliyor fiyat. 

otobüsle gitmek fiyat olarak vs uygun ama yorucu; servis 1 saat önceden esenlere götürüyor; esenlerde bir saat geçirmek hakikaten sıkıntılı. sonra iki pasaport kontrolü vs derken 7 saat sürüyor xanthi'ye yolculuk. sonrası sora sora buluyorsunuz yolunuzu:) benim gibi hiç hazırlık yapmadan giderseniz önce bir karnımı doyurayım deyip oturduğunuz küçücük tavernada türk gençlerle karşılaşınca ayarlanabiliyor her şey; hosteli buldu hemen meral; sonrasında da leziz kahveler ikram etti bana; buradan bir kez daha teşekkürler sevgili meral. 

iskeçe çok güvenli bir şehir. insanları kibar ve uygar. zaten dil sorunu yaşamıyorsunuz en az ingilizce bilen bile bizim lise ingilizcesinden daha iyi ingilizce konuşuyor:) e türkler de var. daha ne olsun. 

ben ilk gün deniz ürünlerine vurdum bünyeyi. sonra kasaplar çarşısını keşfedince de ete köfteye. hepsi inanılmaz lezzetli. tabii en favorim her zaman lukaniko; her yerde lukaniko ve patates ve de soğan yedim:)))) son bulduğum esnaf meyhanesinde de meze ve yine lukaniko ile xanthi'ye veda ettim. 

xanthi'ye giderseniz; önce en tepeye çıkın; orada alexandra cafede bir espresso ile şehre tepeden bakın. sonra oradan sallan yuvarlan döne dolaşa aşağı inerken eski evlerin güzelliğini görün. şehir içinde bir ana cadde var; şu an noel için ışıklandırılmış ve müzik yayını yapılıyor. o sokağı ve paralel sokaklarını sonra komotini yolundaki derenin de geçtiği sokağı nihayetinde merkezdeki bütün sokakları hiç acele etmeden yürüyün yürüyün yürüyün. kahve molası verin, yemek yiyin arada bir bira için ( 1.5 ya da 2 euro ) alın bir kitap gidin hostelin cafesine okuyun, uyuyun, dinlenin; sonra gelin istanbula ve sorun yumağının içine düşün. ben yunanda bir sene gezsem yorulmam. 

alışveriş olarak kahve alabilirsiniz, çok leziz hamur işleri var kurabiye alabilirsiniz, kıyafet pek tavsiye etmiyorum çünkü çok pahalı; terkosta 5 lira olan tişörtler orada 5 euro. 

yunan güzel. insanları rahat ve uygar dahası güvenilir. ıraklı bir genç, ilk geldiği zamanlar dil bilmediğinden esnafın ona para üstünü verirken anlaması ve aklında soru işareti kalmaması için yavaş yavaş saydığını anlatıyordu ve daha bunun gibi nice örnekler. 

şimdilik bu kadar. hepsinin fotoğrafı instagram sayfamda var. 

*** 

bir de haber vereyim, kaçayım. gooogoook blogda yılbaşı hediyesi çekilişi var. ayrıntılar için; 


hadi bakalım 
geziyle kalın 



0 yorum: