21 Kasım 2009 Cumartesi

bir erkeğin saatini çıkardığınız zaman onu soymuşsunuz demektir

bir erkeğin saatini çıkarmakla onu tamamen soymuş olduğunuzun farkında oldunuz mu hiç!?

uzun zaman, çok uzun zaman uzaktan uzağa beğendiniz mi hiç birini?

ben beğendim.

bekledim
bekledim
arada üstünü örttüm külle
közü içerde
sonra bir gün evren daha fazla beklememe razı olmadı
kolu yanıma düştü
uyuyordu bir çocuk gibi
yüzümü elinin sıcaklığı yaladı bir an

saatini çıkardım
gözlerini açmadan uyandı
sesi kulağımda elleri elimdeydi

***

sevdiğiniz erkeğin saatini çıkardığınızda o'nu soymuş olduğunuzu biliyor muydunuz?

ben öğrendim

mutluyum

siz?

çeliklendim!

12 saatlik yolculuktan sonra ığdırdayım; 15.30 da akşam çöküyor ığdıra; alelacele bir yemek yedikten sonra şöyle bir uzanayım sonra ararım evi diyorum veee uzanış o uzanış! 22.30 gibi başucumdan ayırmadığım telefonuma gelen mesajla uyanıyorum;

uyumamışım bayılmışım sanki! dönmemişim bile! geri döneceğim ama ertesi gün; sabah uyanıyorum; duş almam gerekiyor; muslukları deniyorum; yok! sıcak su yok! arıyorum resepsiyonu ve soğuk gerçeği öğreniyorum; sıcak su akşam 7-11 arası varmış. duş almadan çıkmam/çıkamam! gözümü karartıyorum! soğuk suyla duş alıyorum.

çeliklendim!

***

şehir merkezindeyim; istanbul simit sarayında çay-simit-peynirle kahvaltı ettikten sonra kocaman bir bardak nar suyu içiyorum; taze sıkılmış; biraz vitamine ihtiyacım var; kaç gündür et yemekten bihal oldum;) ağrı dağını görmek istiyorum; hava açık; nereden en iyi görebileceğimi sorduğum esmer garson beni 7. kattaki maydanoz (evet, maydanoz) kafeye yönlendiriyor.

işte ağrı dağı! güneşin her hareketinde başka bir görüntü veren ağrı bütün haşmetiyle karşımda; sade kahvemi söyleyip izlemeye başlıyorum yüzünü göstermeyen ağrı'yı nam ı diğer ararat'ı. dağcıların rüyalarını süslemesini şimdi daha iyi anlıyorum; baktıkça bakası geliyor insanın; bir kahve bir sigara daha; uzun bir yolculuk beni bekliyor; kalk handan; dünya gözüyle ararat'ı da gördün ya! düş yola. fotograflar sonra.

19 Kasım 2009 Perşembe

5000+ kilometre sonra ev

bursa-adana
adana-diyarbekir
diyarbekir-çınar
diyarbekir-dicle
diyarbekir-ığdır
ığdır-aralık
aralık-ığdır
ığdır-diyarbekir
diyarbekir-urfa
urfa-adıyaman
adıyaman-mersin
mersin-ankara
ankara-eskişehir-

veee

bursa

hesaplayan olursa sevinirim:)))))

10 günde bu yolları, çocukluğumu, ilkgençliğimi, eski evimi, eski handan'ı gördüm, gezdim, kokladım, yedim, içtim ve döndüm.

hayatımdaki sayılı 10 günlerden oldu bu 10 gün benim için. çok ağladım, çok güldüm, çok içtim, çok yedim ama zayıfladım buna rağmen; sigara-yol-içki-uykusuzluk derken farketmeden 5 kilo kadar verdim sanırım. anlatmak için biraz geçmesi gerekiyor bir cümle gelecek aklıma bütün geziyi anlatan biliyorum, ve onun üzerinden yazacağım; bekliyorum.

14 Kasım 2009 Cumartesi

zengin içkisi

miller için s. zengin içkisi demişti ben içerken

hakkaten öyleymiş lan!

bu kaçıncı bira

ben hala uyumuyorum


eee

zengin olunca uyumaya acırsın daha fazla yaşayayım diye

bu bira onu sağlıyor sana

sana değil lan

zenginlere

ahahhhahahhahha

s. sabah bir kalkacak bira yok

bitti

hepsini fakir handan içti

olsun ama

yatmadan

ev senin handan,

dediler bana

ev dediğime bakmayın haaaa


230 metrekare

bira'perver

herkes uyudu; ilkokul arkadaşımın evinde eşinin dolaptaki bira stoğunun dibine turp ekmekteyim.

ben yarın ayrılırken buradan

akıllarında

biraperver olarak kalacağım en iyi ihtimalle

13 Kasım 2009 Cuma

''patire esta''*

nerden başlasam nasıl anlatsam...

adanada kebapçı adilin yerinden başlasam diyarbekirin keyf i kebabına ayıp olacak... diclenin patilesinden başlasam zübeydenin evinde yediğim lahmacuna...

pazartesi sabahtan geçtim, salı günü saat 3 te içtiğim çaydan geçtim 20 yıl sonra bir öğretmenimi görmemden başlasam;

çocukluğumun geçtiği dağlara bakmayı anlatmayı denesem eski liseme gittiğim a'a ayıp olacak!

yürüyen bir kalp oldum; içim pır pır bir ucundan anlatmayı deneyeceğim:

sabah uyandığımda aklımda tek bir yer vardı;

DİCLE

9 senemin dağlarında geçtiği, ilk sevgilimin yanağımdan öptüğü, çocukluğum, ilk gençliğim, ilklerim,dağlarım DİCLE.

minibüse bindiğimde yolun biteceğine inanamıyordum! makasını kırılınca minibüsün tek soru sordum ben DİCLEden ayrıldığımda doğmuş olan genç şoföre;

- gidebilecek miyiz doğan?
- gideriz abla

yanıtını alınca yaktım sigaramı baktım dağlara...

DİCLE; 30 km
20 km
10 km

ve DİCLE

- meydandan bırakırsın değil mi doğan beni
- bırakırım abla

meydan aynı meydan; değişen ben; yürüyorum; herkes bana ben de onlara bakıyorum tanıdık bir yüz bir tanıdık tabela görmek umuduyla... eski mahallenin girişine kadar yürüdüm kırmızı topuklularla! bir tabela sislerin arasından el etti bana; girdim;

- ben 22 sene önce burada yaşadım arkadaşlarım ....... bunlar tanıyorsunuz belki, çünkü sizin soyadınız bana bir şeyler anımsattı!
genç adam karşımda ayakta
- siz kimsiniz hanfendi

- ben handan ...

sen hoşgeldin! ben .... a. a

buyur otur çay yemek su

- dur bir sigara yakayım kalbim atıyor

yaktım sigaramı genç adam bana en tanıdık ortak ismi verdi

- m. a desem

- evet, siz,...tamam

dur alıp geleyim m. a. yı

iki dükkan yanda

demeeeee!!!!

sonrası bir duygu patlaması bende!

yemek çay sigara faslı

bırakın beni çocukluğumun geçtiği evi göreceğim
arabayla götürelim
daha neler
yürüyeceğim
bu topuklarla mı
evet ne var
şu basamağı inmeme yardım et yeter
araba
hayır!

işte evim
işte büyük sandığım balkon/hiç büyük değilmiş
işte dağ/dağ değil bu tepe! o zaman dağdı

anneeee DİCLEDEYİM!....

ANNEEEEEEEE FATOŞ ABLA VAR YANIMDA AL KONUŞ

ANNEEEEEEEEEEEEEE!.....

Çığlık ünlem ve kalp halinde yürüyorum

ayşe ablaaaaaaaaaa

ayşe abla yok

şevket var
tanıdın mı beni şevket/yok abla tanımadım vallahi
ben handan ....
ablaaaaaaaaaaa!
hoşgeldin
hoşbulduk
çay su sigara
gel şu dağlarda fotograf çekelim
açayım kollarımı bu dağlarda büyüdüm ben/şehirde kafamı duvarlara çarpmam hep bundan

b. i ara, gelsin bakalım beni tanıyabilecek mi

b. geldi

tanıyamıyor beni

b. gerilere git, ilkokula git ortaokula git sınava git

aynı anda kopyayla

HANDAN

HADİ okulumuza gidelim
gidelim
bu ara sokaktan geçtin mi
geçtim
çekemin dükkanı burası
nerede şimdi
hayatım boyunca anımsayacağım günler geçiriyorum
rotinha boncuğum
botan fındığım

DİCLEnin dağlarında yürüdüm topuklularla
bunu anımsıyor musun
evet
bunu
mmmmm biraz daha anlatsan belki anımsarım
hafızam dumanlı
kafam esrik
tek damla içmeden
gece
22 yıl sonra haaaaa
rotinha gel kucağıma
sen arkadaşımın çocuğuysan benim de çocuğum sayılırsın
rotinha bir boncuk
çıkar handan,boncuğunu tak rotinhaya

yok anlatamıyorum ben, anlatamayacağım da!

çınarı anlatsam, 20 yıl önce çıktığım kapıdan girerken ayağımın tekerlenmesi kalbimin gümbürtüsünden veyahut bir anlık durmasından...

benim ben
tanrı misafiri kabul ediyor musunuz?

handan ... ben

hoşgeldin

''tu bi xêr hatî'' *

****

''to xêr amey'' *



20 öncenin rövanşını aldım bugün bu bahçede siz farkında değilsiniz belki bu gözyaşları ondan

ağla handan
ağla
temizle içini

* patire var/bulunur

* zazaca

çocukluğum
sana geldim ,
içimi temizledim
bir daha geleceğim

* hoşgeldin

kalpten müteşekkil!!!!

bir kalp oldum yürüyen!... bütün içim kalp oldu.