skip to main |
skip to sidebar
bir erkeğin saatini çıkarmakla onu tamamen soymuş olduğunuzun farkında oldunuz mu hiç!? uzun zaman, çok uzun zaman uzaktan uzağa beğendiniz mi hiç birini? ben beğendim. bekledim bekledim arada üstünü örttüm külle közü içerde sonra bir gün evren daha fazla beklememe razı olmadı kolu yanıma düştü uyuyordu bir çocuk gibi yüzümü elinin sıcaklığı yaladı bir an saatini çıkardım gözlerini açmadan uyandı sesi kulağımda elleri elimdeydi *** sevdiğiniz erkeğin saatini çıkardığınızda o'nu soymuş olduğunuzu biliyor muydunuz? ben öğrendim mutluyum siz?
12 saatlik yolculuktan sonra ığdırdayım; 15.30 da akşam çöküyor ığdıra; alelacele bir yemek yedikten sonra şöyle bir uzanayım sonra ararım evi diyorum veee uzanış o uzanış! 22.30 gibi başucumdan ayırmadığım telefonuma gelen mesajla uyanıyorum;uyumamışım bayılmışım sanki! dönmemişim bile! geri döneceğim ama ertesi gün; sabah uyanıyorum; duş almam gerekiyor; muslukları deniyorum; yok! sıcak su yok! arıyorum resepsiyonu ve soğuk gerçeği öğreniyorum; sıcak su akşam 7-11 arası varmış. duş almadan çıkmam/çıkamam! gözümü karartıyorum! soğuk suyla duş alıyorum.çeliklendim! ***şehir merkezindeyim; istanbul simit sarayında çay-simit-peynirle kahvaltı ettikten sonra kocaman bir bardak nar suyu içiyorum; taze sıkılmış; biraz vitamine ihtiyacım var; kaç gündür et yemekten bihal oldum;) ağrı dağını görmek istiyorum; hava açık; nereden en iyi görebileceğimi sorduğum esmer garson beni 7. kattaki maydanoz (evet, maydanoz) kafeye yönlendiriyor. işte ağrı dağı! güneşin her hareketinde başka bir görüntü veren ağrı bütün haşmetiyle karşımda; sade kahvemi söyleyip izlemeye başlıyorum yüzünü göstermeyen ağrı'yı nam ı diğer ararat'ı. dağcıların rüyalarını süslemesini şimdi daha iyi anlıyorum; baktıkça bakası geliyor insanın; bir kahve bir sigara daha; uzun bir yolculuk beni bekliyor; kalk handan; dünya gözüyle ararat'ı da gördün ya! düş yola. fotograflar sonra.
bursa-adanaadana-diyarbekir diyarbekir-çınar diyarbekir-dicle diyarbekir-ığdırığdır-aralık aralık-ığdır ığdır-diyarbekir diyarbekir-urfa urfa-adıyamanadıyaman-mersinmersin-ankaraankara-eskişehir- veee bursa hesaplayan olursa sevinirim:)))))10 günde bu yolları, çocukluğumu, ilkgençliğimi, eski evimi, eski handan'ı gördüm, gezdim, kokladım, yedim, içtim ve döndüm. hayatımdaki sayılı 10 günlerden oldu bu 10 gün benim için. çok ağladım, çok güldüm, çok içtim, çok yedim ama zayıfladım buna rağmen; sigara-yol-içki-uykusuzluk derken farketmeden 5 kilo kadar verdim sanırım. anlatmak için biraz geçmesi gerekiyor bir cümle gelecek aklıma bütün geziyi anlatan biliyorum, ve onun üzerinden yazacağım; bekliyorum.
miller için s. zengin içkisi demişti ben içerken hakkaten öyleymiş lan! bu kaçıncı bira ben hala uyumuyorum eee zengin olunca uyumaya acırsın daha fazla yaşayayım diye bu bira onu sağlıyor sana sana değil lan zenginlere ahahhhahahhahha s. sabah bir kalkacak bira yok bitti hepsini fakir handan içti olsun ama yatmadan ev senin handan,dediler bana ev dediğime bakmayın haaaa230 metrekare
herkes uyudu; ilkokul arkadaşımın evinde eşinin dolaptaki bira stoğunun dibine turp ekmekteyim.ben yarın ayrılırken buradanakıllarında biraperver olarak kalacağım en iyi ihtimalle
nerden başlasam nasıl anlatsam...adanada kebapçı adilin yerinden başlasam diyarbekirin keyf i kebabına ayıp olacak... diclenin patilesinden başlasam zübeydenin evinde yediğim lahmacuna...pazartesi sabahtan geçtim, salı günü saat 3 te içtiğim çaydan geçtim 20 yıl sonra bir öğretmenimi görmemden başlasam; çocukluğumun geçtiği dağlara bakmayı anlatmayı denesem eski liseme gittiğim a'a ayıp olacak! yürüyen bir kalp oldum; içim pır pır bir ucundan anlatmayı deneyeceğim:sabah uyandığımda aklımda tek bir yer vardı;DİCLE9 senemin dağlarında geçtiği, ilk sevgilimin yanağımdan öptüğü, çocukluğum, ilk gençliğim, ilklerim,dağlarım DİCLE. minibüse bindiğimde yolun biteceğine inanamıyordum! makasını kırılınca minibüsün tek soru sordum ben DİCLEden ayrıldığımda doğmuş olan genç şoföre;- gidebilecek miyiz doğan?- gideriz ablayanıtını alınca yaktım sigaramı baktım dağlara...DİCLE; 30 km 20 km 10 km ve DİCLE - meydandan bırakırsın değil mi doğan beni - bırakırım ablameydan aynı meydan; değişen ben; yürüyorum; herkes bana ben de onlara bakıyorum tanıdık bir yüz bir tanıdık tabela görmek umuduyla... eski mahallenin girişine kadar yürüdüm kırmızı topuklularla! bir tabela sislerin arasından el etti bana; girdim;- ben 22 sene önce burada yaşadım arkadaşlarım ....... bunlar tanıyorsunuz belki, çünkü sizin soyadınız bana bir şeyler anımsattı!genç adam karşımda ayakta - siz kimsiniz hanfendi - ben handan ... sen hoşgeldin! ben .... a. a buyur otur çay yemek su - dur bir sigara yakayım kalbim atıyor yaktım sigaramı genç adam bana en tanıdık ortak ismi verdi - m. a desem - evet, siz,...tamamdur alıp geleyim m. a. yı iki dükkan yanda demeeeee!!!!sonrası bir duygu patlaması bende! yemek çay sigara faslı bırakın beni çocukluğumun geçtiği evi göreceğim arabayla götürelim daha neler yürüyeceğim bu topuklarla mı evet ne varşu basamağı inmeme yardım et yeter araba hayır! işte evim işte büyük sandığım balkon/hiç büyük değilmiş işte dağ/dağ değil bu tepe! o zaman dağdı anneeee DİCLEDEYİM!....ANNEEEEEEEE FATOŞ ABLA VAR YANIMDA AL KONUŞ ANNEEEEEEEEEEEEEE!.....Çığlık ünlem ve kalp halinde yürüyorum ayşe ablaaaaaaaaaaayşe abla yok şevket var tanıdın mı beni şevket/yok abla tanımadım vallahiben handan ....ablaaaaaaaaaaa!hoşgeldin hoşbulduk çay su sigara gel şu dağlarda fotograf çekelim açayım kollarımı bu dağlarda büyüdüm ben/şehirde kafamı duvarlara çarpmam hep bundan b. i ara, gelsin bakalım beni tanıyabilecek mi b. geldi tanıyamıyor beni b. gerilere git, ilkokula git ortaokula git sınava git aynı anda kopyayla HANDAN HADİ okulumuza gidelim gidelim bu ara sokaktan geçtin mi geçtim çekemin dükkanı burası nerede şimdi hayatım boyunca anımsayacağım günler geçiriyorum rotinha boncuğum botan fındığımDİCLEnin dağlarında yürüdüm topuklularla bunu anımsıyor musun evet bunu mmmmm biraz daha anlatsan belki anımsarım hafızam dumanlı kafam esrik tek damla içmeden gece 22 yıl sonra haaaaarotinha gel kucağıma sen arkadaşımın çocuğuysan benim de çocuğum sayılırsın rotinha bir boncuk çıkar handan,boncuğunu tak rotinhaya yok anlatamıyorum ben, anlatamayacağım da!çınarı anlatsam, 20 yıl önce çıktığım kapıdan girerken ayağımın tekerlenmesi kalbimin gümbürtüsünden veyahut bir anlık durmasından... benim ben tanrı misafiri kabul ediyor musunuz?handan ... ben hoşgeldin ''tu bi xêr hatî'' *
****
''to xêr amey'' *
20 öncenin rövanşını aldım bugün bu bahçede siz farkında değilsiniz belki bu gözyaşları ondan ağla handan ağla temizle içini * patire var/bulunur* zazaca çocukluğum sana geldim ,içimi temizledim bir daha geleceğim* hoşgeldin
bir kalp oldum yürüyen!... bütün içim kalp oldu.