espresso etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
espresso etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

ne olacak bu memleketin hali ve dahası nedir bu kahve fiyatları:)

24 Ocak 2022 Pazartesi

 kahveyi sevdiğimi bilmeyen kalmadı. ben kahveyi seviyorum seviyorum da dışarıda kahve içmek ciddi bir olay oldu artık ona ne yapacağız bilmiyorum. blogda siyaset ancak bu kadar olur deyip:) siyaseti sokağa bırakıp gelin size son içtiğim kahveleri ve fiyatlarını yazayım. 

tchibo, rumeli caddesi ve kanyon şubelerini sıkça ziyaret ettiğim bir  zincir mağaza. filtre kahve küçük boy 14-15 marjında. bi kahve alıp sırasıyla remzi kitabevi ve iş bankası yayınlarını ziyaret ediyorum.  dönüşte bir dilim çizkek almadan edemiyorum. sonra diyorum ki bu paraya bir kitap daha alabilirdim. 

dün yürüyüşe çıktım. daha önceleri sıkça kahve içtiğim bir kahveciye uğradım; espresso 17 lira! ayıp ama ya! vallahi 17 lira espresso gerçekten fazla. ismini vermeyeceğim çünkü gerçekten istanbul piyasası böyle. diğer kahvelere bakmıyorum, çünkü benim kahvem filtre/espresso. şurup murup sevmem. ayda yılda bir hadi bir sütlü birşey içeyim sıcak sıcak dediğim zaman cortado içiyorum, o kadar. 

aynı espresso bursa'da rojen pastanesinde 8 liraydı en son. kahve dışarıdan geliyor bize biliyorsunuz, e kur arttıkça fiyat da artıyor, tamam  bursa istanbuldan küçük bir şehir, kiralar daha az, rojen semt pastanesi ama lütfen iki kat fiyatın da hepsi bunlarla açıklanamaz. belli ki ciddi bir kar marjı var.  günde 15 lira istanbulda kahveye vermek demek ayda 450 tl demek ki, ciddi bir rakam. nasıl sosyalleşecek bu gençler? 

hrant'ın anmasına gittiğimde (19 ocak) çok üşüyünce bir kahve iyi gelir deyip etrafa bir baktım, lotus evlerinin altında starbaks açılmış. pek tercih ettiğim bir zincir değil ama polis noktasından çıkıp geri dönüp yeniden aranmak zoruma gideceğinden girdim, bir filtre kaptım. bolca süt ekledi çalışan ben öyle bir şey söylemediğim halde ama iyi günümdeydim, gençlere bişey demek istemedim, demedim. zaten maske, eldiven, çanta, kahve, telefon ayhhhh ahtapot olsam anca rahat ederim diye düşünürken buruk gülümsedim. ha fiyat diyordum, küçük boy filtre 14 -15 bişey. 

son zamanlarda en beğendiğim kahvelerden birini moc coffee roasteryde içtim. 15 tl.  moc 

gayrettepe şubesinin çok güzel bir kış bahçesi var. tam instalık. kahveler leziz, servis özenli. 

bu evde moka pot'ta  (bialetti) yaptığım kahve. tchibo'dan barista espresso çektiriyorum 100 gram, 22-24 arası bir şey ödüyorum. köpüksüz ama tadı gayet iyi, filtre kahve tüketimimi bile azalttı diyebilirim. sabah kahvaltıdan sonra sert bir kahve seviyorum. fincan paşabahçe:) çoraplar, albert konfeksiyon. balıklı yastık, mudo outlet. 


kış güzeli 

kahve içmeden ben
sabah sabah manzaraya bakıp kahvemi yudumlarken bir yazı yazayım ben ya kahveye dair dedim ve bu çıktı elimden. işletmeciler kira başta olmak üzere girdilerden, tüketici her gün artan fiyatlardan şikayetçi. konuştuğum çalışanlar müşterinini azaldığını söylediler. gelecek aydan daha umutlular. insanlar zamlara alışır yeni maaşlar zaten zamlı yatar, diyerek. bunlr kahve fiyatları ve öyle üst segment bir tüketim değil kahve. her ne kadar bu gözler kimi restoranlarda 24 liraya espresso görse de onlar bu değerlendirmenin dışında. çünkü orada bir tabak yemek 100 civarı zaten. başka bir gün içki ve yemek fiyatlarını yazarım yani, bu değerlendirmeler daha sürer. 

günaydın ahali 


sirha izlenimleri; en sevdiklerim 2019

14 Kasım 2019 Perşembe
istanbulda çok organizasyonu seviyorum ama en sevdiğim hangisi diye kendime soracak olursam, sirha bunlardan biri. 

yine hoplaya zıplaya sirha fuar alanına gittim. ilk izlenimim kahvecilerin çıkartma yapmış olduğuydu. her yer kahveci!... kağıt bardakta kahve içmekten hoşlanmıyorum. önce porselen fincanda bir iki espresso  ve filtre kahve yuvarladım. 

must espresso italiano 

en sevdiklerimden biri oldu 
bu sene tanıdım kendilerini 
deneyin, bana da yazın görüşlerinizi 
sonra fuarı rahat rahat dolaşmaya başladım; nasılsa kahve gözlerimi açmıştı:))) 

irem hanım çiftliği 
yöresel demirköy körili sos 
demirköy çiçek balı 
biber-patlıcan ezmesi 
irem hanım çiftliği ürünleri benimle beraber eve geldi. bu hafta mutfakta irem hanım çiftliği rüzgarları esecek. 


ve en sevdiklerimden biri daha! sızma, yöre yöre sızma 
anatolian evoo selection çatısı altında; 
tarhala, tayga, orfion, elea antiocheia, gıda ormanı 
hepsini denedikçe yemekleri ile yazacağım 
*** 

hayfene benim en sevdiğim baharatçı 
her fuarda yeni bir ürün koyuyorlar mutlaka tezgaha 
bu sene deniz mahsulü baharatı var handan hanım, dediler
ilk fırsatta deniz ürünlü makarnada kullanacağım. 
heyecanlanıyorum bu yeni baharat için:)))) 

*** 

yine zevkle deneyeceğim bir kahve 
*** 

açık söyleyeyim ben espresso ve filtre kahve seven biri olarak net tadları seviyor ve aroma vs. başka tatlandırıcılardan  çok hoşlanmıyorum. 
ancak must kahvenin baristası hafif fındık aromalı bir şey deneyin lütfen handan hanım, deyince kıramadım, denedim ve sevdim. her zaman olmasa da zaman zaman içebilirim bu tatlı güzelliği:))) 

*** 

sadece bu kadar değil tabii ki sirha. 15-16 kasım'da da devam edecek. gidin, gezin, tadın. 





bir oturuşta okunan kitaplar, klasikler, benim istanbul'um

29 Ocak 2019 Salı

demir özlü / önünde boş bir uzam; 

bir oturuşta okunan bir kitap 
yky yayınları 
7 liraydı %20 indirim ile 5.60 tl oldu! 


istiklal caddesi klasiklerim; önce randevuma yetişmek için slalom yaparak da olsa çiçek pasajını es geçmeden bazan nizam'dan  ( nizam pide sütlaç) da sütlaç alarak kuaföre varıyorum. ar kuaför; saçlarımı serkan bey, ellerimi ebru hanım şıkır şıkır boyalı / bakımlı hale getirince ojelerimi kuruta kuruta yapı kredi yayınları'nda alıyorum soluğu. henüz çantama kitap atmadan çıktığım yok. sonra? sonra acıkmış oluyorum, istikamet fıccın. esmer'i arıyorum ya da beybi'yi artık kim gelirse ya da hepsi birden geliyor:) nadir de olsa:) fıccın demek leyla ile sohbet demek, o arada yapılan çabuk turşudan, mutfakta kavrulan portakallı irmikten tatmak demek, sonrası hoop ya bu şehir ne güzel diye diye eve dönmek. 

kurtuluş klasiklerim; sokağın başında yargıcı var. kilimden elbiseye alışveriş yapıyorum düzensiz aralıklarla. sonra, ki genelde sabah spor sonrası olduğundan aç oluyorum ve hemen göreme muhallebicisi kurtuluş oluyor ilk durak. kimi zaman kahvaltı kimi zaman kalabalıktan kaçıp bir sütlaç ile bünyemi sakinleştirip sun market'e atıyorum kendimi. nefis sandviçler hazırlıyor murat bey. peynir, pastırma vb. alışverişi de yapınca kurtuluş turu bitmiş oluyor. çok sık almıyorum hamur işi ben, paskalya zamanını kaçırmazsam paskalya çöreği bazan da kokusuna dayanamazsam küçük kurabiyelerden atıyorum çantama. ayyy unutmadan tabii ki damla boza dondurma; hava soğuk ise salep değilse dondurma yanına bir tulumba. bu saydıklarım senelerin işletmeleri ve hepsi birbirinden iyi. bir de sun market üst katını kahvaltı & meze salonu yapsa, ne kadar güzel olacak.


son zamanlarda bir de kanyon'da mola vermeye başladım; num num hem kahveleri çok leziz hem biraları hem de barı çok keyifli. bol baharatlı elma dilim patates cuma akşamları için favorim. nasılsa cumartesi sabah spora gideceğim. tabii ki istanbulda kaldıysam. beş senedir istanbulda yaşıyorum son bir - iki senedir cumartesi - pazar kalabalıktan bursa/bandırma veya başka istikametlere kaçtığımı fark ettim. iyi böyle, iyi. 

klasik bir manto arıyorum. buldum ama beymen'de biraz daha indirime girerse beymen, çok güzel olacak. 

desa'dan çok beğenerek aldığım cüzdan kısa sürede kenarlarından kararmaya başlamıştı. nişantaşı mağazasına teslim ettim, neyse ki 21 iş gününü beklemeden şikayeti değerlendirdiler. ürün hatalı; değiştirecekler. henüz gidemedim ama nişantaşı için perşembe akşamı aklımdan geçiyor. çünkü secco cafede perşembe geceleri necmi süper kokteyller hazırlıyor! aklınızda olsun. 18.00 - 23.00 arası nişantaşı reasürans çarşısı
 instagram; bynecmiaydın 


başka başka... bahar geliyor, bahar turları, erguvan zamanı... sonra mart ayında malaga; eni konu heyecanlıyım bu ispanya / endülüs seyahati için. üstelik ilk kez gitmediğim halde. ispanyanın barselona bölgesinden daha çok sevmiştim ben sevilla / malaga / marinaleda hattını. şimdi daha uzun kalıp, malagada güneşlenip, kıyı kıyı gezdikten ve deniz ürünlerine bünyemi bandırdıktan sonra estepa oradan komünist köy marinaleda! hepsini ve dahasını seyahat esnasında instagramdan sonra blogdan okursunuz. gitmeden varsa tavsiye - mutlaka vardır- onları da zevkle not alırım. 

uzadı bu yazı. ben bir mola vereyim, siz okurken.