handan yolda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
handan yolda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

tekirdağ lezzet durakları, ayhan ocakbaşı ve dahası

7 Kasım 2017 Salı
bir kaç sene önce 
saçlarım yine kısaydı 

neler oldu? 

kitap hediyeleri bu sabah yola çıktı. instagramda, en son okuduklarımdan ''beni asla bırakma'' kitabını hediye ettim. 
bir kitap da en eski bloggerlardan özge için yola çıktı; umarım kitaplığında yoktur bu öykü kitabı. 

*** 

tekirdağ gezisi yaptık pazar günü: ben sabah herkesten önce uyanıp her zamanki gibi kahve demleyip medya turu yaptım. sonra ver elini tekirdağ. daha önce merkezi ve şarköye kadar sahilini gezmiştim tekirdağın ama olsun gezmenin sayısı olur mu allasen! 


bilmediğim sokaklardan yürüye yürüye sosyal tesisleri buldum önce; ancak pazar günü kapalılarmış; sadece otel müşterilerine hizmet veriyorlarmış. halbuki bahçe ne güzeldi...  devam ettim yürümeye ve macar anı evi / müzesi sokağında buldum kendimi. anı evini gezmedim ama biraz daha yürüyünce tekirdağın iyi meyhanelerinden birini keşfettim; bodrum59 cavcav'ın yeri; tam bir esnaf meyhanesi. tekirdağda yaşayan ve oralı arkadaşım ''10 numara mekan'' dedi, ben böyle bir yer keşfettim oturuyorum, diye mesaj atınca. giderseniz macar anı evi sonrasında aşağı doğru yürürken solda. kaçırmayın. 

köfte yedik, şar pastahanesinden peynir helvası ve dünyanın kurabiyesini aldık, tekira avm de en son  dinlenmek için kitapçıda bu ayın dergilerini okudum ve evet bizim çocuklar çok ağlıyor ya! neden bilmiyorum ama avaz avaz içlerini çeke çeke ağlayan onlarca çocuk vardı etrafta... 

*** 

ara ara böyle kitap hediyeleri vereceğim. maksat okusun herkes; paylaşalım. 

bir de zoi'nin bloguna bir göz atın; blog ve yılbaşı etkinliği için tık tık 

***

kesinlikle zayıflamam gerekiyor. spor yetmiyor bu ara gitmiyorum zaten; fırsat bulamıyorum. haftaya yulaf ve yulaf ve yulaf:))) başka yolu kalmadı.  


*** 

tekirdağda bir de ocakbaşına gittik; ayhan ocakbaşı: mezeleri, ortamı, etlerin lezzeti ve istediğimiz gibi pişirmeleri ile istanbulda bile zor bulacağımız bir kalitede bir mekan. sahibi ayhan bey ile de tanıştık. gayet kibar bir beyefendi. 4 kişi içki ve et+meze ödediğimiz hesap 280 tl!  bir daha gideceğiz o kesin. hiç mi eleştirilecek bir yanı yoktu handan, derseniz var derim; etler pişirilmeden biraz tuz atılmalı. sonradan attığımız tuz yeterince lezzet vermiyor. 



aklımda kalanlar bunlar geçen haftaya dair. 

yeni seyahat ve rotalara hazırlık yapmaya gidiyorum ben 


butik olmasın ama küçük olsun köyde de olmasın şehirde olsun:)

20 Mart 2017 Pazartesi
hem küçük bir otel olsun ( butik değil ) hem dinleneyim hem de otelden sıkılınca ( ki sıkılırım ) gidip gezecek bir sahil şehrinde olsun; anladınız, tatil yapacak yer arıyorum bu sabah. e köydeki eve git. ne bileyim  değişik bir yer olur mu diye bakınıyorum ama dönüp dolaşıp kimseler gelmeden köy evine gideceğim gibi. 

daha butik oteller bu  kadar moda değilken hünnap han'da kalmıştım adatepe köyünde; sonrasında artık o kadar küçük köylerde sıkıldığımı fark edip bir daha gitmedim butik otel & köy konseptine. 

şimdi bahar rotaları bodrum gümüşlük tamam ama araya bir başka rota daha sıkıştırmak istiyorum. istanbulun uzun zamandan beri tadı tuzu yok biliyorsunuz; mekan yazmayı da bıraktım neredeyse! niye mi? e yazdığım ya da benim yazmama gerek yok yeni açılan bir çok mekan seneyi doldurmadan kapandı da ondan. seneyi devirene klasik gözüyle bakmaya başlayacağız, yakındır. bir sürü faktör var kapanmada; ben tüketici tarafından bakarsam bir pizzanın 30 lira olması der konuyu kapatırım. hamuru da et fiyatına satıyor işletmeler. hele içki fiyatları, amanın! bunun yanına servis kalitesinin düşük, ucuz ve lezzetsiz malzemenin çok pahalıya satılmasını, rahatsız miniminnacık mekanlarda dip dibe oturmanın verdiği rahatsızlığı eklerseniz, kapanmaları anlatabilirim. onlara sorarsanız; kiralar, vergiler vs vs vs e iyi de canım işletmem canım işletmeci kardeşim senelerdir bu işi hakkıyla yapanlar kira mı ödemiyor vergi mi kaçırıyor?! elbette yok böyle bir şey, her şey az zamanda çok kazanırım mantığıyla yapılan işlerin şişirme olmasından ileri geliyor. işte butik otellerin kimileri de böyle şişirme. ısınmasında sorun olup ''odanıza elektrikli petek koyduk handan hanım '' diyenleri duydu gördü bu kulaklar bu gözler. nasıl yazayım ben şimdi filan otele gidin ama bak üşürseniz birbirinize sarılın mı diyeyim:))) bak bu çok fena fikir değilmiş ha! 


dışarıda elbette yemek yiyor kahve içiyorum ama bu ara yazmaya hevesim kalmadı, kendimi de tekrar etmek istemiyorum; yoksa geçen gün menülerinde olmadığı halde ben seviyorum diye güveçte karides yapan işletmeyi yazmak istiyorum ama biri gider de siz güveç yapıyormuşsunuz, deyip ister diye de yazamıyorum. 

sabah sabah içimi döktüm. bana tatil gerek, temiz cici güzel bir otel gerek 
hadi iyi haftalar