taşra güzellemesini yapanın da zaten kökeni taşra, bütün açmazlarını bildiği halde istanbulda moda ya taşra hasreti çekiyor gibi yapıyor, yoksa kasabasından çıkıncaya kadar neler çektiğini bir anlatsa...
taşraya güzelleme yapanların büyük çoğunluğu zaten taşralı, kaçımız kentliyiz ki zaten! ya okumak için geldiği istanbulda kaldı, ya okudu sonra başka yerde iş bulamayınca istanbula geldi ya da ailesi göç etmişti buraya burada doğdu büyüdü ama hala köyüne güzelleme yapıyor! niye? yalandan yav vallahi yalandan moda bu diye, gitse iki aya kalmaz topukları götü.ne vura vura para bitti iş desen yok, ben geldim istanbul, der döner.
taşra boğucudur arkadaşlar; hele hele bekarsan bir kat daha boğucu olur.
taşrada önce bir yoklarlar seni; ne kadar paran var, necisin, kimsin, nesin, ne yersin, ne içersin... ne kadar diş geçirebileceklerine bakarlar. paran yoksa baştan kaybettin zaten; emlakçısı arsa satamadığı eski istanbulluyu n'apsın?
yazları 1 haftalığına gidip ayhh çok şirindi, köylü amcalarla kahve içtik çınarın altında, diye attığın instagramlar gerçeğe dönüşünce o yaşlı amcaların bitmek tükenmek bilmeyen soruları olacak hayatında sabah kahvesini içerken, benzemez yani instagram şirinliğine! adamların soruları canını sıkar; günde beş kere karşılaşacağın için sert çıkamazsın. sinirlendiğinle kalırsın.
ha tabii günde 5 kere aynı -tek- caddeden geçince ''ne arıyon ki sen'' diye sesli sana sorulurken, yapılacak/yapılan dedikoduları aklın hayalin almaz.
üstünde hep gözler olacak; niye? e iş yok oralarda fazla, o senin ayyy zaman burada ağır akıyor ne güzel lan! dediğin şeyin adı orada başkalarının yaşamını konuşmak, yani dedikoduya denk geliyor. zaman uzun mevzu bahsi kişi yeni geldiğinden merak uyandırıcı. bir de hayal güçleri geniş ki!
evine gelen giden ilk sırada olmak üzere, evine aldığın ekmekten suya, her şey ve her birey mercek altındadır taşrada.
evlisin, çocuğun var, kocan/ karın var; tek ebeveyn değilsin. bak bu şekilde biraz kafanı dinleyebilirsin. ama tersi tek ebeveyn ve çocuk ya da aman aman tek kadın ya da tek erkek, köyün/kasabanın en ama en ilgi çeken bireyidir. haberiniz olsun.
yani kısacası taşra hasreti bir balon arkadaşlar. bir ay ben de kaçsam gitsem ne güzel olacak lafının uyandırdığı ilginin ekmeğini yeme çabası:) yoksa, ne taşrada iş var ne de öyle tatlı hayat.
ama bu ilginin ekmeğini yiyenler yok değil mi? elbette var. o da sosyal medyanın bu modalarını iyi takip edenlerin kendilerine açtıkları kazanç kapısı. takdir ediyorum. sanki pariste büyüdü de şimdi köyde yaşamaya başladı gibi millete deneyimlerini anlatmıyorlar mı, vallahi şapka çıkarıyorum ama dinleyenleri de az biraz ne bileyim saf buluyorum. niye, saf? e çünkü o da köyden kalkıp gelmiş dinlemeye! yaa yaa
işte böyle, taşra güzellemesi kocaman bir balon. bu balondan para kazananlar da var. köyde yaşayıp '' köy yaşamı deneyimi'' dinlemeye gidenleri üzülüyorum ben onlara. yazık.
taşra taşrada kalsın. istanbul iyidir. bu kalabalık bu kaos bu trafiğe verdiğimiz saatler bize özgürlüğümüzü veriyor. aklınıza başınıza devşirin. yoksa ben de düşünüyorum ulan bodruma tayin istesem gitsem ne güzel olur diye de, sonra işte o de, yerinde dur diyor yerinde.
***
başım ağrıyor, deniz ulaşımı iptal ahahahha köye kaçacaktım şaka yav şaka bursaya gidecektim ama deniz iptal, otobüs ıhh çekilmez. kaldım şehirde.
iyi tatiller
taşrada yaşayan biri olaraktan ne güzel de bir tespit !
tek fark biz taşrada yaşayıp şehirde çalışıyoruz,istediğimiz an kahve içmeye -dostlarla buluşmaya-demlenmeye şehire kaçıyoruz.Çünkü evliyim çoluğum çocuğum var buna rağmen ''ay siz ne çok geziyorsunuz'' '' yine nereye gidiyorsunuz'' '' hiç de evde oturmuyorsunuz '' diye sürekli eleştiri yiyoruz .takıyor muyuz -hayır :))
iyi yanları da var ama bunları da bahçede içerken konuşalım- geldiğinde sen daha yerleşmeden meraklı komşularımız gelip senin kim olduğunu öğrenmeye çalışacaklar -