mücap ofluoğlu'nun nehir söyleşi kitabından ne kadar zevk aldığımı yazmıştım. dün d & r da yine iş bankası yayınlarında neşet ertaş'ın nehir söyleşi kitabını buldum; kaçırılmaz bu dedim aldım. ve daha ilk sayfalarda nehir söyleşi yapmak var yapmak var diye aradaki farkı ve elimdeki neşet ertaş kitabının ne yazık ki başarısızlığını gördüm. katur kutur soruları geçtim, peşpeşe aynı şeylerin sorulmasından da hadi geçeyim, yav yazar abi/arkadaş bir insanın babası köy köy dolaşıp evine ekmek götüren bir adam sazıyla söyledikleriyle, sen kalkmış bu adama çaldığı sünnet düğünleri planlı mıydı diye soruyorsun!? neyi planlı olacak o zamanların köylerdeki sünnetlerin! ekmek yok yemeye....
nehir söyleşi yapacak kişinin yaptığı insanla samimi olması gerekiyor ben bunu anladım. içki masası / rakı sofrası / çay molası nasıl geçiriyorlarsa zamanı birlikte uzun zamanlar geçirmiş olmamlılar ki sorular ve yanıtlar su gibi aksın. haşim akman kendisi de zaten öyle bir samimiyetten bahsetmiyor önsözde, böylece katur kutur zevkle okunmayı bırak okunamayan bir kitap çıkmış ortaya. kitapta bir de cd var hediye, şeytan diyor demet akalın'a bağla götür kitabı d & r'a ben beğenmedim bunu geri ver. ama tabii şeytanı dinlemiyor ve kitaplığımızın ilk elden çıkarılacak kitapları arasına atıyoruz bu neşet ertaş / haşim akman / nehir söyleşi kitabını.
***
çünkü hayat bi soğandır
3 saat önce

0 yorum:
Yorum Gönder