***
Sevil Şahin dedi ki...
Bir zamanlar bir şirkette satıl alma bölümünde çalışıyordum. Eğlence mekanı olduğundan dediğin gibi işletme sahibi tüm arkadaşlarını mekana toplar yemekler yaptırıp birde çalışanları denetlerdi. Aslında patrona hizmet etmekten müşteri ile ilgilenemezlerdi. Fakat bunun farkında bile değildi patron tek düşüncesi kola verildi masaya acaba bunu adisyona yazdı mı oluyordu. Aslında azıcık güvenmiş olsalar dediğin gibi o eleman hem daha iyi çalışacak hemde daha dikkatli olacak aksine stresli olduğundan adisyona yazması gerekeni unutabiliyor. Oturduğu yerden gözetlemesi kolay tabi gelsin çalışsın orada garsonlar gibi de göreyim.
Ah arkadaşım çok güzel bir konuya değinmişsin teşekkürler .
Patronlar lütfen elemana güvenin güvenmeyeceğiniz elemanı işe almayın..
***
holy d./istanbul
ben mekanında tüm gün oturup çalışanları çaktırmadan veya çaktırarak gözleyen, göz hapsinde bulunduran patronlardan hoşlanmıyorum. patronlar eğer çalışanlarına o işin hakkı olan ücreti ve gerekli sosyal hakları sağlıyorlarsa, o elemanlar işlerini en iyi şekilde yapmak ve/veya işlerini kaybetmemek için kendiliğinden uğraşacaklar zaten. ben, çalışanlarına hakettiği ücreti ve sosyal hakları vermeyen, sinekten yağ çıkarma misali sömüren patronların işçilerinin başında durduğuna inanıyorum. çünkü adam güvenmiyor işçilerine. çünkü işçilerine hak ettiklerini vermediği için işçilerine güvenemeyeceğini biliyor. e hakkını alamayan ya da davranış olarak da kötü tavırlara maruz kalan işçi bir şekilde bir yerlerde ona göre davranacaktır. çalışana hiç kızmıyorum bu noktada. tüm olay patronlarda biter. sen çalışanlarına hem ücret olarak hakettiklerini verir, paran var diye kendini kaf dağında görmeden çalışanlarına da insan gibi davranırsan, senin o iş yerinde bir saniye bile kalmana gerek kalmaz, her şey tıkır tıkır işler hiç merak etme.. çünkü işveren tarafından mutlu edilen çalışan da mutlu olur, bu mutluluk işine verim olarak yansır. müşterilere de yansır. ben bir çok mekanda çalışanların hal ve tavırlarından, işvereni hiç görmediğmi halde nasıl biri olduğunu çok iyi anlıyorum. insanlar salak değil. çalışanlara bakarak o işyerini ve işvereni gayet güzel şekilde görüyorlar. çalışanlarınızı nasıl görür ve davranırsanız, o; aslında sizin işinize ve müşterilerinize karşı bakışınızdır da aynı zamanda.
şu küçük ama önemli noktayı anladığınız ve uyguladığınız an, herşey çok güzel olacak; hem sizler hem çalışanlar hem de müşteriler için..
***
Adsız dedi ki...
Elemanlari bilemeyecegim ama mekanin ortasina tuneyen isletmeci bir musteri olarak beni de rahatsiz ediyor. Butun vucut diliyle "bu mekan benim" diyen bir isletmeci bana kendimi ikinci sinif musteri gibi hissettiriyor. Garsonlar kendisinin ve arkadaslarinin etrafinda dort donerken siparis vermek icin isaret fisegi firlatmak zorunda kaliyoruz. Ille mekanda bulunacaklarsa adisyona yazilmayan koladansa musteri memnuniyetiyla ilgilenseler daha hos olurdu
***
Handan selam,
1) Verdikleri hizmet/sunum/ürün/her ne ise onun kalitesinde istikrar bence en önemlisi. Yani ilk aylarında harika yemekleri, garsonları, ambiyansı olan bir yer, sonraki dönemlerde "ay çok bozdu orası" dediğimiz bir yere dönüşmemeli.
2) Sunulan konseptle ilgili vaat edilenin verilmesi gerekiyor. Örn: Gazella gibi butik turuz biz deyip de bana Jolly Tur hizmeti vermesinler. O zaman mutlaka ETS kazanır çünkü! Ya da binlerce çeşit pidemiz var diyen bir pideciden "mantarlı pidemiz kalmadı. şey.. Meksika usulü olan da yok.. elimizdekiler sucuklu, kaşarlı, ıspanaklı" diye bir şey duymamalıyız.
3) Konseptle ilgili fazla dağılmamak gerekli bence. Örn: pideciden gidecek olursak, "vay be pidelerimiz çok tuttu, dur şuna bir pizza/hamburger/ev yemekleri, vs de ekleyelim" denmemeli.
4) Çalışanların ilgili,bilgili ve donanımlı olması birçok restoranda büyük bir artı. Özel mutfakların sunulduğu belli başlı restoranlarda bu konu daha da önemli.
Örn: kolanızı nasıl istiyorsunuz diye sorduğunda buzlu ve limonlu istiyorum diyorsam ve önüme buzsuz ve limonsuz kola geliyorsa delirebilirim. Sorma o zaman! İlgili takılıp soruyorsan da doğru siparişi getirmek zorundasın.
Örn: Chicken Tikka Masala nasıl bir yemek diye soruyorsam bir Hint restoranında "tavuklu bir yemek işte, güzel, soslu" demememeli garson. O sosun içinde neler olduğunu anlatmalı, riskli bir lezzetse uyarılarda bulunmalı, vs.
Özellikle çeşit çeşit şarabın sunulduğu bir restoranda bir garsonun şaraplarla ilgili asgari, şarap servisiyle ilgili azami bilgiye sahip olması kesinlikle gerekiyor.
Olay sadece yemek değilse eğer kozmetik marketleri ve kitapçılar da bu konuda iyi birer örnek olabilirler. Mesela kapanan İstiklal Kitabevi'ndeki ya da Can Kitabevi'ndeki çalışanları tüm Türkiye'deki D&R çalışanlarına değişmezdim! Ya da kozmetik marketlerde cildim için bir ürün sorduğumda kadın o ürünü alıp arkasında yazanı bana aynen okumamalı, onu ben de yapabilirim. Bana fikir vermeli, bu sana uygun ya da değil diye sebepleriyle anlatabilmeli.
5) Fiyat-kalite oranı çok önemli. Tek bir istisnası olabilir: Boğaz'daki çok lüks yerler! Oralarda ayarın biraz kaçmasını anlayabilirim, ama diğer yerlerde bir daha gitmeme sebebim olur. Ayrıca bir yer tutulduktan sonra anormal bir fiyat artışı da yapmamalı.
6) Değerlendirme formlarına önem verdiklerini göstermeli işletmeler. Bir müşteri ona zaman ayırıp beğendiği ve beğenmediği şeyleri not ediyorsa, onlar da en azından müşterinin orada yazan e-mail adresine bir teşekkür maili atmalı, belli bir aksiyon aldılarsa konuyla ilgili bilgi vermeli diye düşünüyorum. Ayrıca müşterinin özel günlerini not ederek, kutlama mesajları, o günlere özel indirim ya da sürprizler de kesinlikle etkili oluyor.
7) Fırsat sitelerine gireceklerse ya da Facebook/Twitter yarışmalarıyla müşterilerine yemek ya da başka bir şey hediye edeceklerse o hediye ettikleri yemeğin çok önemli bir reklam olduğunu unutmamalılar. Oraya fırsat kuponuyla ya da davetli olarak gelen kişiye "şu beleşçiyi de başımızdan savalım" modunda bir yaklaşım göstereceklerse bu işe hiç girmemeliler. Nasıl ki reklam ajanslarına para veriyorlar ve kendileri için güzel, doğru insanlara ulaşan ve etkili bir reklam yapmalarını istiyorlarsa, bu tür müşterileri de reklamcıları olarak görüp öyle bir ürün/hizmet sunmaları gerekiyor. Aksi takdirde gerçekten hiç girilmemeli bu olaylara çünkü durduk yerde kötü reklamlarını yaptırmış oluyorlar.
Opsiyonel şıklar:
8) Özel yerler özel müşterilerinden konsept değişiklikleri ile ilgili fikir alabilir. Canlı müzik, menüdeki büyük değişimler, vs ile ilgili müdavimlerden fikir alınabilir.
9) Restoran sahibinin masaları dolaşarak, kısa bir nasıl buldunuz mekanı, yemekleri sohbeti yapması hoş bir şey. Elbette her zaman yapılabilirliği yok. Ara sıra da olsa olabilir.
İmge TAN/istanbul
***
Prok/25 yaş/erkek/bursa
gece kulübü olmamasına rağmen, sürekli gittiğimiz yer olduğu halde yanımızda kız arkadaşlarımız olmayınca girişte buyrun diyip yolumuzu kesmesinler. umursamıyoruz mal gibi kalıyolar sonra kendi kendilerine tribe girip =]
cinsiyetçi olmayan genel beklentim ise rahat hissettirecek konseptleri olsun. masaya araba anahtarı koymak zorunda hissettirecek konseptleri değil.
başarılı örnek: demo cafe(özellikle başarılı), tesadüf.
başarısız örnek: fink, kaju, bigo, özellikle leman (berbat).
***
toparlarsak, işletme sahiplerini belirgin şekilde istemiyoruz mekanlarda. tanınmadan otursunlar:) vallaha bak, takım elbiseli takım elbiseli elemanların üzerinde baskı kurmasınlar, giysinler jean/keten gömlek, kıvırsınlar kollarını gömleklerinin, gerekirse mutfağa girip pizza atsınlar fırına o zaman olur.
ben kendi adıma oturur oturmaz gazete boyutundaki (bakınız salomanje) mönü/menü burnuma uzatılsın istemiyorum. kışsa hele dur bi atkı-mont-eldiven sarmalından kurtulayım ama adsız arkadaşın dediği gibi işaret fişeği de atmayayım kararında olsun bekleme süresi. unutmadan, hiç 1 işletme ''çok yoğunuz'' diye bir mazeret sunmasın. ''bana ne'' diyorum zira, hakikaten bana ne, aşevi değilsiniz, ağırlayabileceğiniz kişi sayısı bunlara hizmet verecek eleman sayısı belli, alırsınız 2-3-5 eleman daha böylece bir bedel ödeyerek hizmet aldığım yerde yoğunuz lafını duymam, duyunca da kalbinizi kırmayı aklımdan geçirmem. elemanların duş alabilecekleri bir yer olmalı işletmelerde. hele yaz mevsiminde elemanlara duş şart koşulmalı.
mola
devam edecek
başlıktaki evlilik teklifi için, biraz sabır
plomari

handan hn. bu konuyu ve tanıtım konusunu özel olarak konuşmak istiyorum sizinle.
a. özgür