'' cihangir' De bi ev'' *

24 Şubat 2012 Cuma
cihangirde bir ev sahibi olmak. kulağa hoş geliyor değil mi? açıkçası evet. kurtarılmış bir bölgede; ekmek fırının / içeriye magazin muhabirlerinin alınmadığı kahveni rahatça içip kalkabildiğin şık cafelerin / marketin / manavın / kasabın ve dahi şarapçın ( la cave ) olduğu bir semt. çekimden çıkıyorsun tasarım ürünlerini inceledikten sonra senaryonu okuyor 2 tanıdıkla selamlaşıyor ve evine gidiyorsun. ne kadar güzel. bunu emlakçılar da biliyor ve bu yaşam tarzını ev fiyatlarının üzerine kaymak tadında ekleyip evleri satıyor / kiralıyor. bir bakırköy istanbul değil, değil mi? ben bakırköy'deyken bursada ya da istanbulda olduğumun ayırdına pek varamıyorum; yeşilköy'e gidince değişiveriyor iklim o başka. cihangir de bir bebek değil; bebek hafta sonu geçilmez! oluyor:) doğma büyüme bebek'li olduğunu ve hatta anne ve babasının da doğma büyüme bebek'li olduğunu söyleyen taksi şoförü, hafta sonu gelenlerin nişantaşı / teşvikiye hattından falan değil ( falan onun tabiri ve ekonomik olarak birbirine yakın semtler olduğunu anlatıyor burada) bakırköy / çekmece hattından geldiklerini, telefonda soranlara -artık kim arıyorsa- lucca'daydık dediklerini zevkle ve semtte 60-70 kafenin olduğunu, insanların 3. kattaki dairelere kafe açtığını falan söyledi çokça neden geldiklerini anlamadığına  şaşırarak ve semtin bu ağırlığı doğal olarak kaldıramadığını da ekleyerek; taksiyle metrobüse kadar gidiyorlarmış oradan anlıyor taksi şoförü başka başka semtlerden bebek'e gelindiğini; zamanla bu moda da geçer dedik / indik taksiden.
istanbulda böyle oyunculara / onlara özenenlere / onlar gibilere / bizlere / muhaliflere / muhalifmiş gibi görünenlere '' alanlar '' yaratılacak özenle; bir devlet kurumunda işiniz varken azıcık usturuplu giyinin / gidin / halledin / semtinize dönün olacak her sabah akıllara gelen. aynı yaşamı sürdürmeye çalış bakim şehrin kısmen çeperinde bir semtte! fiyuvvvvvvvvv! adamın ... diyor ve cümleyi anlayanlara ihale ediyorum.

devam edebilir de etmeyebilir de

* lombak / kenan yarar

4 yorum:

  1. Silent Service dedi ki...:

    istanbulun işi zor...

  1. Handan dedi ki...:

    ya bizim ss?

  1. Silent Service dedi ki...:

    istanbulu sevmek zor be...
    biz napaalım...

  1. Handan dedi ki...:

    ss, vallaha ben gidip sevip sevip geliyorum, ev al olmadı kirala, bu maaşla çıldırazammmm konumuna geleceğimi bildiğimden,

    siz biraz pamira ayaklansın sonra bakarsınız çaresine