medya turu; ağa takılanlar: ayşe arman, ali eyüboğlu

9 Ocak 2012 Pazartesi
en nihayet yılmaz güney'i işportaya koymak için çalışmalara başlamış ayşe arman. yılmaz güney'i nasıl ederiz ne yaparız da etkisini bir nebze azaltırız diye düşünürken kara kara yılmaz güney'in babasıyla problemli kızı yetişmiş imdatlarına, evet çoğul konuşuyorum, zira, bu tek başına ayşe arman'ın kotaracağı bir düşünce şekli değil, gazetesi arkasında bu değersizleştirme isteğinin, bir numarası vardır diyordum bu paris'lere kadar gidip röportaj yapmasının arkasında eh hafta sonu okuyunca çıktı ortaya. baba-kız çekişmesi her daim vardır hele annenizle ayrılmışsa babanız, bundan bir kitap çıkarıp ayşe arman'a röportaj vermek de ancak yılmaz güney'in kızı olmanızla başınıza gelebilir. o yüzden o kadıncağız ne derse desin 2 gün sonra unutulacak ancak yılmaz güney sinemada ve yaşamımızda kalacak. ayşe arman, duydun mu?

diyor ve meyda turumuza devam ediyoruz.

ali eyüboğlu gibi aman fermuar 19. yüzyılda bulundu, muhteşem yüzyıl dizisi 16. yüzyılda geçiyor, elbisede fermuar kullanarak hata ettiler diye köşe! yazacağıma blogda istediğim gibi saçmalarım daha iyi vallaha.


devam edecek

5 yorum:

  1. Ali Eyüboğlu dedi ki...:

    Saçmalamaya devam etmeden önce hangi konuları yazmam gerektiği konusunda bana biraz akıl verirseniz çok mutlu olurum. Sizin gibi aydın(!) insanlara ihtiyacım var... Memleketi kurtarırken yanınızda olmak isterim. Ali Eyüboğlu

  1. Handan dedi ki...:

    ali eyüboğlu; herkesin saçmalaması kendine, ben size hangi konuları yazmanız gerektiğini söylemem ancak yazdıklarınızı yorumlayabilir üstünde konuşabilir/yazabilirim.

  1. Handan dedi ki...:

    ünlem işaretiyle aydın olma haliyle dalga geçiyor olmak da çok basit olmuş, insan daha okkalı birşey bekliyor böyle ufacık hataları gözünden kaçırmayan bir gazete yazarından aydın olma haline haline getireceği eleştiride en azından ama nerde, görünen o ki fermuarla uğraşınca böyle oluyor.

  1. geleceksınıf dedi ki...:

    Kadıncağız demeniz pek acımasız olmuş,ben küllerinden yeniden doğma olarak gördüm,yazıyı bitirince.Bencilliğini adamın,kendi babama benzettiğimden belki beni çok etkiledi,hiç şaşırmadım,babam da bu adama çok hayran,onun yüzünden silahla resim çektirirlermiş gençler,babam da.
    Yılmaz güney'in kadınlara davranışı zaten ortada.Kadınların kafalarında elmaya kurşun sıkacak kadar bir garip adam.Çevresindeki kadınlar da o kadar garip ,elmayı başlarına koyup onun ateş etmesine izin verecek kadar.Bir köşe yazarının da kemer tokasına nişan alıp ateş etmek istemiş.Kadının izin verip vermediğini hatırlayamadım şimdi.
    O kadınların dediklerinin unutululup da bu acımasız ve hoyratve bencil(eşine,dostuna,arkadaşlarına) adamın yaşamlarda kalması da ayrıca iç acıtıcı ya.Film konusu ayrı ama kişilik olarak bir garip işte.
    Katillik konusunda nasıl babasını kollamış ama farketmişsinizdir.Olsun bu kadının sözleri unutulsun ama bu şekil babalar her zaman ötelerden bile başka başka babaların kızlarının bile canını yakarlar,acıtırlar.Ulan size mi kalmış çocuk sahibi olmak dedirtirler.Gerçi röportaj sığ kalmış,kitabı merak etmedim diyemem.

  1. Handan dedi ki...:

    ayşe arman sürekli kadını kanırtmış sorularıyla ve ağzından babasını kötüleyecek bir söz almak için çabalamış,
    geleceksınıf, hep yazdım sıradan insanlardan sanatçı olmaz diye yılmaz güney de sıradan biri olmadığından o filmleri çekti ve öyle yaşadı hatasıyla/sevabıyla

    ben aslında kadının çabasına kızmadım babası bilinsin istiyor belli ki ben ayşe a.nın çabasına kızdım. kızmaya da devam edeceğim.